21 Ekim 2018 Pazar

OKULLARDAKİ UYUŞTURUCU TRAFİĞİ

GÜNDEM YORUM / KASIM UÇKAN

15 Ocak 2012 Pazar 13:02
Bu haber 3840 kez okundu
OKULLARDAKİ UYUŞTURUCU TRAFİĞİ
Klasik eğitim anlayışında aile çocuğu okula gönderir, harçlığını verir, gerekli malzemeleri temin eder ve çocuktan başarı beklerdi. Eğer çocuk gerçekten kapasiteli, dersle ilgili ve sorumluluk sahibi değilse bu beklenen başarı asla gelmezdi. Aileler de çocukları için her şeyi yaptıklarından dem vurup çocuklarının nankörlüklerinden bahsederek günlerini geçirirdi. Hatta bazı insanlarda bu o kadar takıntı halini alırdı ki artık kimse kendi evladını bu kadar suçlayan birilerinin yanında olmak istemezdi.

   Küreselleşen dünyada değişmeyen hiçbir konu veya alan yok. Eğitim de bundan nasibini fazlasıyla almış durumda. İnsanların hayatları eskiye göre çok daha hızlı geçiyor ve hayatın belli dönemlerinde modern insan sert kararlar alıp uygulamak zorunda kalabiliyor. Hayatın belli anlarında hiç beklenmeyen kırılma noktaları insanları sarsabiliyor. Okullardaki uyuşturucu trafiği de böyle dönemlerdendir. İnsanlar genelde her şeylerini bildikleri ve uğruna her şeyi harcamaya hazır oldukları evlatlarının hatalarını ya görmezler ya da görmezden gelirler. Çünkü insanoğlu doğası itibarı ile kötüyü başkalarına,  iyiyi ve güzeli kendine yakıştırır. Diğer insanlardan gelebilecek eleştirileri kabullenmezler hele bir de eleştiriler can ciğer evlatları ile ilgiliyse. Şu sıralar ülke genelinde uyuşturucu kullanımı artmış olmakla birlikte özellikle okul çevrelerinde bu iş neredeyse alenen yapılmakta. Okul yönetimlerinin yapabilecekleri şeyler gençleri uyarmak, tedbirleri baştan almaya çalışmak veya en fazla emniyeti haberdar etmektir. Burada başat sorumluluk aileye düşmektedir. Aslında bazı basit gözlemler ve bilgiler ile iş çok büyümeden engellenebilir kanaatimce.

   Her şeyden önce aile, evi çocuk için bir cazibe merkezi haline getirmelidir. Evde sevgi alan, saygı gören fikrine danışılan çocuk,  kısacası adam yerine konan çocuk mutluluğu dışarıda değil evde arayacaktır. Çünkü tabiat boşluk kabul etmez, eğer siz bu boşluğu doldurmazsanız en kısa zamanda mutlaka başkaları dolduracaktır. Ergenlik dönemindeki bu genç olmaya çalışan ve kendini ispatlamaya çalışan bireylerle cedelleşmek yerine onları anlamaya çalışmak, empati eksenli yaklaşmak oluşabilecek gerginlikleri ta en baştan önleyebilir. Bu bireylere karşı alınabilecek sert önlemlerin ise ters tepebileceği unutulmamalıdır. Ergen’’  Artık büyüdüm.’’ psikolojisi içinde olduğu için onun bu ihtiyacını belli oranda da olsa gidermek gerekir.

   Bu tür öğrencilerde dikkati çeken belli başlı ortak özellikler vardır. Örneğin, bu öğrencilerin ders başarılarında ani düşüşler olur, davranışlarında hal ve hareketlerinde sert kırılmalar gözlemlenir, izledikleri filmler değişir ve daha çok vurdulu kırdılı film tercihi başlar, küfürlerde artış gözlenir, konuşma tarzları, eve geliş gidiş saatleri, uyku saatleri değişir. Bu öğrencilerin internette girdikleri sayfa tercihlerinde de değişiklikler gözlenir. En büyük değişim ise arkadaş çevresinde meydana gelir. Bir kere aileler çocukları arkadaş çevresi bakımından kaybetti mi tekrar toparlamaları çok zordur. En iyisi önlemek ödemekten kolaydır düsturu gereğince en baştan ipin ucunu kaçırmamaktır.

    Gençleri hedef kitlesi olarak seçen uyuşturucu tacirlerinin kurye olarak kullandığı tipler vardır. Bunlara özellikle dikkat edilmelidir. İçerden birileri sayesinde kişiler hakkında gerekli bilgiler alınır ve kurban bu bilgilere göre seçilir. Ayrıca bu uyuşturucu tacirlerinin cesaretleri ise dikkate değerdir. Ailelerin ve okul yönetiminin de en az bu uyuşturucu tacirleri kadar cesur olmaları gerekir. Aksi takdirde mücadele kesinlikle yarım kalır ve sonuca ulaşılamaz. Son zamanlarda bu tacirlerin ilçelerde hatta köylerde bile faaliyette olduklarını duyuyoruz. Hatta taşımalı gelen öğrencileri bu işler için kullanıp köylerde bile uyuşturucu kullanımını artırdıkları gelen duyumlar arasında. Bir kere sigara kullanıcıları, alkol kullanıcıları, mutsuz aile çocukları, dini ve ahlaki değerlerden yoksun aile çocukları, zengin ama başıboş aile çocukları potansiyel kullanıcı olmaya adaydırlar.

   Velilere burada düşen görev içinden geçtiğimiz çağın bu tür zorlukları olabileceğini bilerek evlatlarına empatik yaklaşmak, okula uğrayarak ve öğretmenlerle görüşerek çocukta gözlem altında olduğu duygusu uyandırmak, eve gelen çocuğunun gün içerisinde ne yaptığını sorarak ilgili olduğunu çocuğa hissettirmek, özellikle arkadaş çevresine dikkat etmektir. Ayrıca işin sadece nasihat etmekle bitmeyeceği akıldan çıkarılmamalıdır. Bilinmelidir ki en büyük nasihat örnek olmaktır. Kendisi sigara ve alkol kullanan ebeveynin çocuğun üzerinde bu konuda etkisi minimum düzeyde olacaktır. Çünkü çocuk burada söylenen sözü değil yapılan davranışı modelleyecektir. Ailenin her şeyden önce evi bir sevgi yuvası, bir eğitimhane bir cazibe merkezi haline getirmesi gerekir ki çocuklar okuldan çıkınca ayakları onları uyuşturucu tacirlerine değil de sıcak yuvalarına getirsin.





    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
Karakaya baraj gölü üzerindeki, demiryolu köprüsü üzerine yapılması pılanlanan karayolu, faaliyete geçmeli mi ?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
e-gazete
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV