OKUL BAŞARISI ÜZERİNE-3
15 Ağustos 2018 Çarşamba

OKUL BAŞARISI ÜZERİNE-3

GÜNDEM YORUM / KASIM UÇKAN

16 Aralık 2011 Cuma 23:29
Bu haber 2998 kez okundu
OKUL BAŞARISI ÜZERİNE-3

     Günümüz eğitim sistemi tamamen ders başarısı ve yapılacak mesleğin maddi getirisi ve sosyal statüsü üzerine kuruludur. Dolayısıyla eğitim ayağı geri plana atılmıştır. Bu da öğrenciler üzerinde taşınması zor bir yük haline gelmekte. Öğrenci için hayat;  okuyacağı üniversitenin ve bölümün kalitesiyle eşdeğer olmakta. Öğrenci gençlik yıllarının ilk döneminden itibaren sosyal statü, makam-mevki ve etiket kavramı üzerinden hayatı tanımlamakta ve olması gereken asli değerler konusunda ise güdük kalmakta. Aileler iyi niyetli olsalar da sürekli başkalarını örnek vererek ve öğrenciyi yarış atı gibi yetiştirerek insan-ı kâmil bireyler yerine kapitalizmi özümsemiş insancıklar yetiştirmekte.


    Yeni nesil ‘’Armut piş ağzıma düş.’’  felsefesiyle yetiştiği için hiçbir konuda zora gelememekte. En küçük zorlukta ise pes etmekte. Hayat, eğitim daha ulaşılabilir ve kolay olduğu halde öğrencilere okul ve eğitimden başka her şey daha cazip gelmekte. Günümüz öğrencisi ‘’öğrenci’’ kelimesinin kökünün  öğrenmek olduğunu unutmuş olacak ki emekler farklı alanlarda verilmekte. Belli bir  disiplinden yoksun yetişen öğrenciler sadece okul hayatında değil, hayat okulunda da çuvallamaktadır. Öğrencilerin anlaması ve öğrenmesi gereken ilk konu öğrencilik vasfı taşıdığı sürece mesleğinin öğrenmek ve kendini bu yönde geliştirmek olduğudur. Yeni nesil bedava peynirin sadece fare kapanında olduğunu yaşayarak öğrendiği için bedel çok ağır oluyor ve bu öğrenmenin de pek bir ehemmiyeti kalmıyor. 

     Özellikle isteksiz olan öğrencilere okuyarak ve kendini geliştirerek iyi yerlere gelmiş politikacı, doktor, hukukçu  v.s insanlardan örnekler verilerek teşvikleri sağlanabilir.  Kaliteli kişisel gelişim kitapları insanları umutsuzluk ve çaresizlik bataklığından çıkaracak motivasyonu sağlamakta oldukça etkin olabilmektedir. 

   Yapılan araştırmalar düzenli olarak gazete ve hikâye okuyan bireylerin beyinlerinin artan bağlantılar sayesinde geliştiğini göstermektedir. Ayrıca okumak zihin ve hafıza geliştirmenin ötesinde hem yorumlama gücünü artırır hem de Türkçe’nin gelişmesine vesile olur. Öğrenci artan okuma hızı ve yorumlama gücü sayesinde soruları daha kolay anlar ve çözer. Bu özellik sayısal öğrenciler için de geçerlidir. Nice sayısalı çok iyi olan öğrenci yeterince okumadığı, Türkçe’si ve yorumlama gücü gelişmediği için istediği üniversiteye ve bölüme girememekte. Tabi öğrenciden okumasını bekleyen velinin herkesten önce kendisinin iyi bir okuyucu olması gerekir. Ebeveyn özellikle ergen psikolojisi, etkili ebeveyn olma ve psikoloji alanında okuyarak hem kendini geliştirebilir hem de öğrencisine faydalı olabilir.

   Rehberlik hizmetleri son 10 yıldır AB kriterleri gereği oldukça önemsenmekle birlikte aile rehberliği olmadığı zaman güdük kalmakta. Çocuğu sadece okul ve öğretmene havale etmek sorumluluktan kaçmaktır. Öğrenci okul ve dershane rehberlik servislerinden etkin olarak faydalanmak için gayret sarf etmelidir. Öğrenci ağlamayan çocuğa mama olmadığının bilincinde olarak hareket etmeli, kendi emeğinin farkına varmalıdır. Şartlar zorlanmazsa ne rehberlik servisleri ne de diğer hizmetlerden yeterince faydalanılamaz. Ayrıca ‘’Merak ilmin hocasıdır.’’düsturu gereğince öğrenci kendini eksik hissettiği konuların üzerine gitmelidir. Sadece sevdiği ders ve konulara çalışmak kolaycılık olur ve gelişime herhangi bir katkı sağlamaz.

   Aileler ergenliğe giren ve bağımsızlığına düşkün çocuklarını sıkmadan uzaktan takip edebilmelidir. Çocuk nerelere gidiyor, kimlerle takılıyor bunları bilmek gerek. Ailenin sorumsuzluğunu mutlaka başkaları dolduracaktır. Çağımız ‘’Kişi ne iş yaparsa yapsın,  ne olursa olsun ama kültürlü ve eğitimli olsun çağıdır.’’. Artık kendini rahat ifade eden, sosyal becerisi yüksek,  ilgi alanları çeşitli bireyleri toplum daha çok kanıksıyor. Bu v.b özellikler ise eğitimle kazanılan veya artırılan özellikler. Çocuk bu gerçekleri görebilse muhtemelen eğitime olan saygı ve ilgisi artacaktır. Fakat göremeyenler için hatırlatmak ve göstermek ailenin sorumluluğudur. Ailenin maddi durumuna göre çocuğun yurt dışına gitmesi veya bu imkân yoksa büyük şehirlerimizde bir müddet bulunması vizyonunu pozitif yönde geliştirecektir. Bazı çocuklar çok zeki ve yetenekli olmalarına rağmen okumaya karşı negatiftir. Bu çocukları ilgi alanlarına göre yönlendirmek daha mantıklı olabilir. Memleketin elbette okuyan kadar marangozuna, kalıpçısına, elektrikçisine de v.s ihtiyacı vardır. Bu çocuklar bu alanlarda istihdam edilirlerse hem kendileri hem de toplum zaman ve enerji israfından da kurtulmuş olur. Hatta bununla ilgili bir Kayserili örneği vardır: Kayser’lilerin çok zeki çocuklarını okutmayıp ticarete verdiği, kafası fazla çalışmayanları ise okuttukları söylenir. Tabi bu işin espri boyutu olmakla beraber; bireyi baskın yeteneğin olduğu alana yönlendirme anlamında bir hatırlatma ve iğnelemedir. İğnelemedir;  çünkü toplum herkesin her şartta okuması gerektiğini ve hayatın sadece okul ve eğitimden ibaret olduğunu dayatıyor.(Ki çoğunlukla da doğrudur ama oran bu kadar yüksek olmamalı bence). Hatırlatmadır; çünkü bugün ilkokul mezunu olup binlerce üniversiteliyi istihdam eden ve ülkeye katma değer katan onlarca işadamımız var. Toplum bu insanlardan her şeyin okumak olmadığını görmüştür ve bu da  bir bakıma  kazanımdır. Okuyan bireylerin en büyük talihsizliği 20 li yaşlara kadar defter, kalem ve kitaptan başka bir şey görmeyen bireyin sınavı kazanamadığı takdirde elinden hiçbir iş gelmeyen gençlere dönüşmesidir. Bireyin kendisi de tehlikenin boyutunu algılamalı ve sorumluluk almalıdır. Hayatın her alanında olduğu gibi eğitim de gönül işidir ve verilen emek kadarı dönüt olarak alınır. Aile ve birey bunun farkında olarak hareket etmeli ve planlamayı en baştan yaparak stratejilerini belirlemelidir. Çünkü artık eskisi gibi plan ve program yapmadan, az bir çabayla hayatın hiçbir alanında başarılı olmak mümkün görünmüyor. Hatta bisikletin pedalını çevirir gibi sürekli bir çalışma ve gayret olmazsa bireyler hayatın dışına itilebilir.





    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
Karakaya baraj gölü üzerindeki, demiryolu köprüsü üzerine yapılması pılanlanan karayolu, faaliyete geçmeli mi ?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
e-gazete
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV