18 Aralık 2018 Salı

EĞİTİMDE AİLE FAKTÖRÜ

GÜNDEM YORUM / KASIM UÇKAN

10 Ağustos 2011 Çarşamba 12:40
Bu haber 4243 kez okundu
EĞİTİMDE  AİLE  FAKTÖRÜ

Hayatın hemen her aşamasında olduğu gibi bireyin aldığı eğitimde de aile başat rol oynamaktadır. Özellikle  ilköğretimde  ailenin belirleyici etkisi yadsınamaz. Öğrenciye yapılan etki aile bireylerinin eğitim ve kültür seviyesi kadar olmaktadır. Kimi ebeveyn çok iyi niyetli ve fedakar olmasına rağmen yanlış yönlendirmeler sayesinde çocuk üzerinde yanlış etkilere neden olabilmekteler.

Geçmiş yıllarda en büyük eksikliklerden biri ailenin çocuğu okula kaydettirdikten sonra yüksek öğretimden mezun oluncaya kadar bir daha okula uğramaması idi. Şimdi bu sorun doğru yöne   evrilmiş  olmakla  birlikte  sorun olarak kalan  kısım her alanda olduğu gibi eğitim sahasında yaşanan gelişmelerinde baş döndürücü bir hızla ilerlemesi ve buna bağlı olarak iyi niyetli ebeynlerin  bu hıza adapte olamaması  ve gelişmeleri takip edememesidir.

Gelinen noktada sadece okula gidip öğrenci ümraniye escort başarısını sorup öğretmenle görüşmek yetmemektedir. Özellikle 3. Sınıftan sonra ki 4. ve 5. Sınıf öğrenciler için tam bir geçiş dönemidir. İlk 3 yılda okuma yazma, basit toplama çıkarma, güzel yazı yazma ve kolay problem çözümünden 4. Sınıfta birden müfredat zorlaşmakta ve yeni konular ile dersler öğrencilere ağır gelebilmektedir. Bu durumda ana babanın eğitim düzeyi çocuğun başarısında önemli rol oynamaktadır. Belli  bir  eğitim düzeyine sahip anne babalar çocuklarının sorularına cevap verebilir, onların gözünde büyüyen ve zorlaşan müfredatı olması gereken formata çekebilirler. Yani ebeveynin eğitim kalitesi çocuğun kaderini belirliyor diyebiliriz.  Artık ebeveyn çocuğunun başarısı için bile olsa kendini geliştirmek ve yenilemek zorundadır  aksi takdirde çocuğun  hayatın ve mesleğin dışına  atılma riski söz konusudur. 

Ebeveynin akşam  eve gelen çocuğuna gündüz ne öğrendiğini sorması,defter ve kitaplarını incelemesi, gerekli gördüğü derslerde çocuğa testler alması ve çözümlerini kontrol etmesi çocukta ailem benle ilgileniyor düşüncesini geliştirecek ve bilinçaltında olması gereken bir disiplin yer etmiş olacaktır.Kimi anne babalar baskıcı,sert, hata kabul etmeyen ve sürekli eleştiren konumdadır. Henüz benliği oturmamış olan çocukta bu davranışlar her zaman ters tepmekte ve okuldan soğumayla sonuçlanmaktadır. İşin ilginç yanı bu yapıdaki ebeveynlerin kendileri de genelde okumamış , zamanında okuldan kaytaran ve eğitimle arasında doğu ile batı mesafesi kadar uzaklık bulunan tiplerdir.Biz ezildik çocuğumuz ezilmesin, biz meslek sahibi olamadık çocuğumuz olsun diyerek adeta çocuğu esir alıp hiçbir hata hakkı  tanımazlar.Sonuç genelde hüsrandır.

Bir diğer aile tipolojisi  demokrat  aile tipidir. Bu ebeveynler genelde eğitim düzeyleri iyi, çocuk psikolojisinden anlayan , yeri  geldiğinde tatlı-sert davranabilen,öğrencileriyle ilgili ve saygılı,sevgilerini hissettiren,empati yapabilen ve çocuklarını teşvik edebilen bir yapıdadır. Bunlar bir sorun veya başarısızlık gördüklerinde önce sebebini derinlemesine araştıran, sorunun değil çözümün parçası olabilen,okul içi ve dışı faktörleri ve öğrenci üzerindeki etkisini bilen,öğrenciyi motive eden dolayısıyla da genelde başarılı olan ailelerdir. Zaten bu tarz özgür aile ortamlarında yetişen çocuklar kendine özgüveni olan, aileden aldıkları özellikler dolayısıyla sosyal ilişkileri iyi olan, problem çözen çocuklardır. Bunlar hayata atıldıklarında genelde başarılı olan , çevreyle ve hayatla uyum sağlayan bireyler olurlar.

Bazı aileler ise oldukça vurdumduymazdır. Bunlar için çocuğun ne yaptığının veya yapmadığının bir önemi yok gibidir. Halk tabiriyle saldım çayıra  Mevlam kayıra yaklaşımındadırlar. Üzücü olan bazen bu aile çocukları yetenekli, zeki ve okumaya niyetleri olduğu halde ailenin yaklaşımından dolayı ya okuyamamakta ya da potansiyellerinin altında okullar kazanmaktadırlar , kısacası potansiyellerini gerçekleştirememektedirler.

Bir diğer aile tipi ise çocuğu kutsayan aile tipidir. Bunların çocuğunu eleştiremezsiniz, yanlış davranışlarını söyleyemez ve uyaramazsınız. Bu aile tipi çocuklarını şımartan, sorumluluk yüklemeyen, ellerinde tabak peşlerinde dolaşıp yemek yedirmeye çalışan, çocuklarının yerine düşünüp onların sorumluluklarını yüklenen dolayısıyla hayata karşı ezik yetişmesine sebep olan ailelerdir. Bunların çocukları hayatın ileri safhalarında çarşıya tek başına çıkamayan, her şeyi başkalarından bekleyen, en ufak bir sorumluluğu yerine getirmekten aciz, evlilik hayatında , askerlik de,  gurbette ve  iş yaşamında kısaca hayatın her alanında sıkıntı yaşayan  ve yaşatan bireyler olarak hem ailelerini hem de  toplumu geren ;mutsuz,öz güvensiz, bencil ve hayata küskün bireyler olarak toplumdaki yerlerini almaktadırlar.

Burada aileye düşen çocuğa uygun çalışma ortamı hazırlamak, zorlandığı konu ve derslerde yardımcı olmak fakat asla ödevlerini çocuğun yerine yapmamak, yapabileceği sorumluluklar vermek ,h er insanın hata yapabileceğini ve başarının belli bir çalışma disiplininden sonra geldiğini hem teoride hem de pratikte çocuğun bilinçaltına yerleştirmektir.

 Ayrıca çocuğu büyümüşte küçülmüş gibi düşünmemek gerekir. Yani çocuğu robot gibi yetiştirmektense  ders dışı aktiviteler içinde cesaretlendirmek ve teşvik etmek gerekir. Çocukların belli bir kontrol mekanizmasına tabi tutulması ama bunun çocuğu bunaltmayacak şekilde yapılması gerekir.  Çocuğun her T.v programını izlemesine kota getirilmeli ve izlenen programlar da maksimum düzeyde  selektif  davranılmalıdır. Çünkü izlenen programlar çocuğun bilinçaltında şiddeti körükleyebilir, Türkçe’sini   bozabilir, yanlış karakterlerle özdeşim kurup onları taklit  etmesine neden olabilir. Geçmiş yıllarda birçok çocuk izlediği çizgi film kahramanları gibi binalardan atlayarak öldü veya kendilerini Kurtlar Vadisi’ndeki kahramanlarla özdeşleştirerek ebeveynlerini öldürdüler veya sokakta tanımadıkları insanları yakabildiler. Yetişkin birey izlediğinin film olduğunu bilerek özdeşim kurmayabilir fakat henüz gelişim aşamasını tamamlayamamış  ergen birey veya çocuk gördüklerini denemeye kalkabilir.Tabi bunun  için öncelikle ebeveynin ve aile bireylerinin örnek olması gerekir.


Unutmamak gerekir ki en büyük nasihat örnek olmaktır. Ve H.z Ali’nin dediği gibi çocukları şimdiki zamana  göre değil de onların içinde yaşayacakları çağa  göre yetiştirmek gerekir. Bunun  içinde  her şeyden önce konuyla ilgili olmak  ve öngörü sahibi olmak gerekir.


    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
Karakaya baraj gölü üzerindeki, demiryolu köprüsü üzerine yapılması pılanlanan karayolu, faaliyete geçmeli mi ?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
e-gazete
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV