18 Aralık 2018 Salı

DOSYA 3 / KANUNİ DÖNEMİ DİRİCAN AŞİRETİ

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN DÖNEMİNDE DİRİCAN AŞİRETİ KÖYLERİNDE MEYDANA GELEN BAZI OLAYLARIN KAYITLARI/ YAYINLAMA NEDENLERİ: 1- Diricanlı’ların Alevi olmadığının kanıtı, çünkü aziz Şeyh Ahmet adı kullanılmıştır. Ayrıca hass-ı şahi kelimesi Sünni olduğunun göstergesidir, alevi olmuş olsalardı, şahseven kelimesi kullanılırdı. 2- Dirican köy olarak kurulmuş ama bir çok mezrası da var, bunlardan bir kaçı ( mezra-i Belürge,mezra-i Birmelik, ...) 3- Bu tarihlerde Dirican'ın nüfusu yoğunluktadır. Daha sonraları Selçuklular politikası uygulanır ve Aşiret dağıtılır. 4- Devletin yönetimi o tarihlerde HALEP'te olduğu görülmektedir.

30 Ekim 2011 Pazar 14:39
Bu haber 5895 kez okundu
DOSYA 3 / KANUNİ DÖNEMİ DİRİCAN AŞİRETİ
KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN DÖNEMİNDE
DİRİCAN AŞİRETİNİN BİRMELİK
(DURUCASU BELDE BELEDİYESİNİN) TARİHİ


MEZRAA-İ BİRMELİK,
der nezdi karye-i Dirican,
tabi-i muşar, hass-ı şahi

Hasıl 300

Karye-i mezbûrda Şeyh Ahmed Tavil nâm aziz medfun olup ibtida feth-i hakanide kitabet olunan vilayet defterinde mezar-ı mezbûreye vakıf yazulmayıp ve reyasından kimesne muaf kayd olunmayıp, sonra sadef-i piri vilayet kitabet eyledükde vakıf defterine mezkûr köy ile dört pare mezra-i mezbûreyi vakıf kayd eyleyüb ve yiğirmi sekiz nefer kimesne içün muaftır deyu şerh verüb, amma mufassal defterinde mezariyi kayd itmeyüb ancak karye-i Şeyh Hsanlu’nun iki başun vakıf yazub ve on üç nefer kimesneyi muaf eyleyüp, ellerine suret-i defter vermiş ve dergah-ı mualladan vilayet defteri mucibince deyu otuz bir nefer kimesne muaf olmak içün hükm-i şerif sadef olunmuş, bade haliya nişancı olan Mehmed Beg Efendiyle bu kulları vilayet-i mezbûreyi kitabet eyledüklerinde mezkur taife vakıf defteri suretin ifna idüp, ancak mufassal defter suretiyle karye-i Şeyh Hasanlu’yu talep itdüklerinde ibtida defterde timar olub sonra sadef-i piri vakıf yazduğı vukuu üzere der devlete arz olundukta hassa-i hümâyuna kayd olunmasıbuyrulup nihayet yol üzerinde olup ayende ve revendeye hizmet eyledükleri mukabelede eski defter mucibince on üç nefer kimesne emri şerifle muaf yazılmış idi. Sonra Ahmet Paşa zamanında mezkûrlar Haleb’e gelüp şart ve şekavet eyledüklerinde giru vakıfları verilmeyib amma otuz altı nefer kimesne içün sahih-i mezkûr-ı azizin evlatlarındandır deyu niza’ eyledüklerinde ol otuz altı efer muaf olmak içün hükm-i şerif verilmiş. Haliya teftiş olundukta Karababa’dan aşağ yazılan yüz yirmi yedi nefer kimesne cümlesi hukuk ve rüsum virmeyüp ve sabıkan ol dört mezraayi köy yeridir deyu ifna edüb, ancak köyü taleb idüp virilmeyüb, hass olacak ellerinde olan eski vakıf defteri mucibince inayet olunan hükm-i şerifi ibraz edüb ol dört mezra hass oldı deyu hılaf-ı defter-i hakani anlarıtasrif idüb ve köyün olanca yerin dahi ol mezralar yeridür deyu niza eyleyüb zikrolunan yüz yirmi yedi nefer kimesne muaf olmağa müstehak-ı sülehadan olmak değil, dima fitne vefesatdan hali olmayub ve haramzadelerin himayet eyleyüb ehl-i örf eline virmedükleri baisden mezralar emr-i sabık mucibince karye-i mezbûr ile hass-i hümayuna kayd olunub ve muafiyetleri ahvali yazulmayub meşkuk konuldu. Beher hal der devlete varub şikayet itmeleri muarızdır; her nica ferman olunub emr-i şerif inayet olunursa mucibiyle amel olına.
( Kanuni Dönemi ve Sonrası) 1530

Yukarıdaki ifadeleri harfiyen kaleme alıp yazdım, herhangi bir ekleme yoktur.
Bu günkü Türkçesi aşağıda yazılıdır.


YAYINLAMAMIN NEDENLERİ:

1- Diricanlı’ların Alevi olmadığının kanıtı, çünkü aziz Şeyh Ahmet adı kullanılmıştır. Ayrıca hass-ı şahi kelimesi Sünni olduğunun göstergesidir, alevi olmuş olsalardı, şahseven kelimesi kullanılırdı.

2- Dirican köy olarak kurulmuş ama bir çok mezrası da var, bunlardan bir kaçı ( mezra-i Belürge,mezra-i Birmelik, ...)

3- Bu tarihlerde Dirican'ın nüfusu yoğunluktadır. Daha sonraları Selçuklular politikası uygulanır ve Aşiret dağıtılır.

4- Devletin yönetimi o tarihlerde HALEP'te olduğu görülmektedir.


DİRİCAN KÖYÜNÜN BİRMELİK MEZRASI (MEZRAA-İ BİRMELİK) bu günkü Türkçesi:

Hasıl 300

Adı geçen köyde (Birmelik) aziz Şeyh Ahmet hakaniye (Büyük) deftere kayıtlar yapılınca, ve yine Vilayet Defteri'nde de adı geçen mezrada muaf olarak reasıyla birlikte yazılmamış, sonra inci tanesi gibi yazılan Büyük Vilayet Defteri'ndeki Vakıf Defteri'ne de adı geçen (Birmelik) köy ile dört parça mezrasını kayd etmeyip ve yirmi sekiz nefer (Erkek) kimse için muaf deyip belirtmiş, amma Mufassal Defter (Tafsilatlı-uzun uzadıya anlatılan) de mezra yı kayd etmeyip, ancak Şeyh Hasanlu'nun iki başun vakıf yazıp on üç nefer kimseyi muaf etmiş, özellikle padişah sarayından alınan defterin ilgili yerinden icap edenlerin sureti alınmış. Vilayet Defterine deyip otuz bir nefer kimseyi, şeriat icablarına uygun olarak muaf olma kararını Şeyh Ahmet ile içkili şarhoş olan Mehmet Beg Efendi almışlar. Olan biteni adı geçen vilayete yazmışlar. İlgili taife Vakıf Defterinin suretini yok ederek Mufassal Defter suretiyle Şeyh Hasanlu Köyü'nü talep etmişler. İlk (Başlama) defterinde tımar olup sonra inci tanesi gibi yazılmış olan Vakıf Defterine vukuu üzere devlete arz olundukta, Humayun'un şahsi defterine kayd olunması buyrulmuş, nihayet yol üzerinde gelen-gidene hizmet eyledikleri mukabele de eski deftere göre on üç nefer kimse şeriat emri ile muaf yazılmış idi, sonra Ahmet Paşa zamanında eşkiyalık, haydutluk ve bedbahlık yaptıkları ortaya çıkmış. Halep'e çağrılmışlar, Halep'e giderek yukarıda yazılanları yapmadıklarına yemin ederek vakıflarının verilmesini tekrar talep etmişler. Vakıfları verilmeyip, amma otuz altı nefer kimse için dürüst aziz (şeriata uygun olarak yaşayan) evlatlarındandır diye niza (izah) eyledüklerinde ol otuz altı nefer muaf olmak için şeriat hükmü verilmiş. Karmakarışık olan mesele karara alundukta Karababa'dan aşağı yazılan yüz yirmi yedi nefer kimse ile bundan önce dört mezra yı köy yeridir deyip hukukça tahsis edilen vergiyi vermeyip, hass olacak ellerinde olan eski vakıf defteri özenle şeriat hükmü ibraz edip ol dört mezra hass oldı deyip ihtilaflı olan büyük deftere istediği şekilde yazdırıp ve köyün olanca yerini mezralar yeridir deyip nıza eyleyüp zikrolunan yüz yirmi yedi nefer (erkek) günah işliyerek iyi işler değil, daima fitne fesat dan hali olmayıp haramzadeleri himayet eyleyüp ehli örf eline vermedikleri baisten mezralar ve karyeyi mezbur sabıkalıdır. Humayumun sahşi defterine kayd olunup, muafiyetleri ahvali yazılmayıp konuldu. Beher hal devlete varup dokunaklı söz söyleyip şikayet etmeleri her nica ferman olunup, şeriat emri inayet olunursa böylece amel oluna.

Eğitimci-Araştırmacı Yazar
Ali KARAKUŞ 



    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
Karakaya baraj gölü üzerindeki, demiryolu köprüsü üzerine yapılması pılanlanan karayolu, faaliyete geçmeli mi ?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
e-gazete
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV