12 Aralık 2018 Çarşamba

BU DÜNYADAN GEÇERKEN…

18 Kasım 2014, 22:59
Bu makale 2059 kez okundu
BU DÜNYADAN GEÇERKEN…
Kasım UÇKAN

 Son zamanlarda çoğu kimse sıla-i rahime bile vakit bulamıyor..Bu durum neredeyse hepimiz için geçerli..Herkeste müthiş bir telaş, yoğunluk, yorgunluk ve daha fazlası olma isteği, daha fazla kazanma arzusu ve hep bir yerlere yetişme gayreti var...Ölmeden önce ölmek ve bu Dünya'da yaşamadığımızı hatırlamamız gerekiyor...Unutmayalım ki ''Bu Dünya'da yaşamıyoruz; bu Dünya'dan geçiyoruz...''Hayat kısa, yapılacak işler çok gibi görünüyor, fakat bu işlerin bitmeyeceği aşikâr...Asıl olanı unutmayıp , asıl olana göre konumlanmak gerek...Geçmiş yıllarla karşılaşıldığında aslında maddeten herkesin çok daha iyi şartlarda yaşadığı ortadadır..Fakir ve gariban kavramı artık ''neye göre fakir ve gariban''olarak değişmiştir...Çünkü biraz derinlere inildiğinde asıl olanın yoksulluk değil kanaatsizlik olduğu görülür...Hayat çok hızlı akıyor ve bu hıza yetişmek mümkün değil; yetiştiğini iddia edenlerin bile bu hızda ne kadar ilerleyebilecekleri belirsiz; çünkü her an bizleri ve sevdiklerimizi yakalayabilecek bir ölüm veya olabilecek bir kaza v.s mevcut durumu sıfırlayabilir...Hâl böyle iken bu Dünya'ya gereğinden fazla tamah etmemek ve Huzura çıkacağımızın bilinci ile hareket etmek elzemdir. Tabi bu bizleri iaşemizi ve diğer dünyalıklarımızı yerine getirme noktasında tembelliğe de itmemelidir, bu dengeyi kurmak bir nevi hayatın manasına uygun hareket etmek anlamına gelir...
     
Her tür kavramın içinin boşaldığı, medeniyet adı altında her türlü pespayeliğin kutsandığı, insanların sadece her şeyden daha çok istediği ve elindekinin kıymetini bilmediği içinde yaşadığımız bu dönemde halihazırda sahip olduklarımızın kıymetini bilmeli ve gerçekte oldukça zengin olduğumuzun farkına varmalıyız...Kırmızı gören boğa gibi sağa-sola saldırmanın da gereksiz isteklerimize ulaşmamızı sağlamayacağını bilmeliyiz...Bu meyanda İSTEK ve İHTİYAÇ kavramının da tanımının tekrar yapılması gerekmektedir...İnsanlar bir tas çorba içerek, sağlıkla ve afiyetle evlerinde rahat ve huzurlu yaşamanın tadını unuttular...Herkesin imtihanı farklıdır: Kimi çocuk sahibi olamamakla, kimi hayırsız evlatla, kimi varlık kimi yoklukla, kimi sıhhat kimi hastalıkla imtihan olmaktadır...İmtihan süresi içindeyken zaman çok ağır ve yavaş ilerliyor gözükebilir, ama gerçek şu ki durum mutlaka değişecektir ve Yüce Allah'ın belirttiği gibi her zorluktan sonra bir kolaylık vardır, yeter ki sabretmesini bilelim...
    
Ayrıca kul hakkı anlamında ise bazı haklarımızı bu tarafta alamayabileceğimizi, bazı hakların diğer tarafta alınacağını bilerek sabırla hakkımıza rıza göstermeye çalışmalıyız...Gerek trafikte gerek iş hayatında son zamanlarda müthiş bir sabırsızlık/tahammülsüzlük hüküm sürmekte ve adeta toplum bir yerden sonra rezilliği yapanları yüceltmekte..

   Gerçekten son zamanlarda toplum olarak ahlaken kınadığımız ABD ve AB ülkelerinden daha kötü durumdayız dedirtecek menfi gelişmeler yaşamaktayız, hepimizin bu meyanda öncelikle kendisi daha sonra ailesi olmak üzere elini taşın altına koyarak sorumluluk bilinci ile hareket etmesi gerekir...Çocuklarımıza kul hakkı kavramını ikame etmeliyiz, çünkü geleceğin yöneticileri ve ülkenin sahibi onlar olacaktır....Her şey olmaya çalışırken hayatı ıskalayıp hiçbir şey olamamak gibi bir ihtimal de söz konusudur, önemli olan hayatın için de insan olmak ve daha da önemlisi medenileştiğimiz(!!!) şu günlerde insan olarak kalabilmektir...





    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
Karakaya baraj gölü üzerindeki, demiryolu köprüsü üzerine yapılması pılanlanan karayolu, faaliyete geçmeli mi ?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
e-gazete
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV